Okul Fobisiyle Nasıl Baş Edilir?

Güncelleme tarihi: Temmuz 1, 2025

Okul fobisiyle başa çıkarken çocuğun kaygısını küçümsemek ya da “abartıyorsun” demek yerine, onu anlamaya çalışmak ilk adımdır. Ardından aşağıdaki adımlar uygulanabilir:

  • Sakin ve kararlı bir tutum: Ebeveyn kararlı ama anlayışlı bir şekilde çocuğun okula gitmesi gerektiğini net biçimde ifade etmelidir.

  • Aşamalı uyum: Çocuğun okul ortamına aşamalı şekilde uyum sağlaması gerekebilir. Örneğin ilk gün sadece bahçeye gitmek, ikinci gün sınıfa kadar eşlik etmek gibi küçük adımlarla ilerlenebilir.

  • Ödüllendirici yaklaşım: Küçük başarılar mutlaka fark edilmeli ve olumlu davranışlar pekiştirilmelidir.

  • Okulla iş birliği: Rehberlik servisi ve öğretmenle iletişim kurulmalı, çocuğun okulda güvende hissedebilmesi için destek ortamı oluşturulmalıdır.

  • Gerektiğinde uzman desteği: Okul fobisi zamanla şiddetleniyorsa veya ev içi ilişkileri de zorlamaya başladıysa, bir çocuk psikoloğundan destek alınması önemlidir.

Cevabı nasıl buldunuz?

  • Happy
  • Normal
  • Sad
Randevu & İletişim
ya da

İletişim Formu

Lütfen formu eksiksiz doldurun.
En kısa süre içerisinde Özel Gereksinim Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni, Özel Gereksinim Uzman Öğreticisi, İleri Düzey Floortime Uygulayıcısı Öykü Canbolat sizinle irtibat kuracak.
Önemli bilgilendirmeler

Terapi süreci; uygulanacak modele göre farklılık gösterir; ancak temel prensipte, terapinin gidişatı için en belirleyici faktör, ebeveyn-terapist-çocuk işbirliğidir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını uzmanın değerlendirmesi, aileye uygun bir yönlendirme yaparak destek sağlaması, çocuğun güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini ebeveyne gerçekçi şekilde anlatması ve ebeveyni de sürecin bir parçası olarak dahil etmesi çok önemlidir. 

Süreçte ailelerin işbirliği, katılımı, istikrarı ve önerileri dikkate alarak uygulamaları terapinin verimliliğini direkt olarak etkiler.

Ebeveynin dahil olduğu bir terapi ortamında,uzman tarafından çocuğun gelişimsel kapasitesi gözlemlenir.  Bu gözlem sırasında formal ve informal değerlendirme biçimleri kullanılabilir. Çocuğun takvim yaşı, gelişimsel yaşı, bireysel farklılıkları, güçlü yönleri, ebeveyn-çocuk ilişkisi, ebeveynlerin beklentileri ve çocuğun asıl ihtiyaçlarının neler olduğu detaylıca görüşülür. Ardından aileye çocuğun ihtiyaçlarına yönelik yönlendirme sağlanır.

Çocuğun gelişimsel kapasitesinin en sağlıklı şekilde değerlendirilmesi için; öncelikle muhakkak ebeveynlerin her ikisinin de katılım sağlaması önemlidir. Çocuğun ebeveyn ile ilişkisi, gelişimsel anlamda çocukla ilgili çok önemli bilgiler edinmemize yardımcı olur. Bunun yanı sıra; ebeveynin tutumu, beklentileri ve regülatif becerileri de üzerine çalışılması gereken alanlar olabilir.

Çocuğun değerlendirme seansı öncesi; fiziksel anlamda iyilik halinde olması önemlidir. Hastalık, açlık, uykusuzluk gibi durumlar çocuğun performansını etkileyeceğinden, bunlara dikkat edilmesi önerilir.

Çocuğunuzun zorlandığı alanları gözlemleyip rehberliğe ihtiyaç duyduğunuz durumlarda, belirli bir yaşa gelmesini beklemenize gerek yoktur. Erken müdahale doğumdan itibaren başlar. Yapılan araştırmalar; beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-3 yaş dönemindeki uygulamaların çok daha etkin ve hızlı sonuç verdiğini ortaya koymuştur.

Çocuğun gelişim süreci, ebeveynden ayrı düşünülemez. Bu sebeple; yapılacak terapi içeriği ne olursa olsun, ebeveynin süreçteki katılımı büyük önem arz eder. Bu anlamda; ebeveynin regülasyonu, motivasyonu, beklentileri ve uyumu terapi sürecinin tam merkezinde yer alır. Amaç sadece çocuğun desteklenmesi değil, ebeveynin ve çocuğun bütüncül olarak kapsanmasıdır.