Bakırköy İstanbul’da Yaratıcı Drama

"Bakırköy İstanbul’da Yaratıcı Drama" konusunda profesyonel desteğe mi ihtiyacınız var?

Öykü Canbolat, erken çocukluk gelişimi ve özel eğitim alanlarında 10 yılı aşkın deneyimiyle, çocukların ve ailelerin yaşamına dokunan bir uzmandır.
Listen to your favorite music give your mind a free time from stress. (8)

İçerikler

Yaratıcı Drama, çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla, oyun, drama ve yaratıcı etkinlikler aracılığıyla yapılan bir eğitim ve terapi yöntemidir. Sanılanın aksine metne bağlı bir oyunu sahnede sergilemek değildir. Çocuklar, yaratıcı drama ile kendi hayal güçlerini kullanarak, farklı karakterlere bürünür, çeşitli rollere girer, öğrenir ve farklı durumlarla başa çıkmayı öğrenirler. Bu süreçte, çocuklar kendilerini ifade etme, topluluk içinde iletişim kurma ve problem çözme becerilerini geliştirirler. Aynı zamanda çok çeşitli yaşamsal deneyimler ile öğrenme deneyimlerine alan açmış olunur.

Yaratıcı Drama Nedir?

Yaratıcı drama, lider eşliğinde yapılan ve çocukların etkin bir şekilde katıldığı, yapılandırılmamış veya serbest bir dramatik etkinlikler dizisidir. Sadece çocuklarla değil, yetişkinlerle de uygulanabilir. Drama aktiviteleri, çocukların hayal güçlerini, yaratıcı düşünme becerilerini ve sosyal becerilerini geliştirmek için kullanılır. Bu etkinlikler, çocukları aktif olarak katılımcı yapar, onlara sorumluluk verir ve çeşitli durumları oyun yoluyla keşfetmelerini sağlar.

Yaratıcı drama, çocukların içsel dünyalarını keşfetmelerine yardımcı olurken, aynı zamanda başkalarının bakış açılarını anlamalarına, duygusal ifadelerini yönetmelerine ve sosyal etkileşimlerde daha etkili olmalarına olanak tanır.

Yaratıcı Drama Nasıl Uygulanır?

Yaratıcı drama kendi içinde Isınma, Asıl Oyun, Oluşum ve Değerlendirme gibi farklı bölümlere ayrılır. Aynı zamanda kendi içinde bazı teknikler barındırır. Bu nedenle uzman bir lider eşliğinde, grup halinde uygulanması önerilir.

Yaratıcı Drama Hangi Becerileri Destekler?

  1. Duygusal Gelişim:
    • Çocukların duygusal ifadelerini keşfetmelerine yardımcı olur. Drama oyunları, çocukların duygu ve düşüncelerini dışa vurmasına ve duygusal farkındalık kazanmalarına olanak tanır.
    • Öz güven kazandırmak için çocukların kendilerini ifade etmeleri desteklenir.
  2. Sosyal Beceriler Geliştirme:
    • Çocuklar, grup oyunları ve drama etkinlikleri sırasında işbirliği yapmayı, dinlemeyi ve paylaşmayı öğrenirler.
    • Empati kurma yeteneklerini geliştirirler, çünkü drama sırasında başka karakterleri canlandırarak başkalarının hislerini anlamaya çalışırlar. Bu sayede farklı bakış açıları geliştirirler.
  3. Dil ve İletişim Becerileri:
    • Yaratıcı drama, çocukların dil becerilerini geliştirir. Çocuklar, farklı karakterleri canlandırırken yeni kelimeler öğrenir, yeni ses tonları kullanır ve bu sayede iletişim becerilerini geliştirirler.
    • Sözlü ifadelerini güçlendirir, özgüvenle konuşmayı teşvik eder.
  4. Problem Çözme ve Yaratıcılık:
    • Drama etkinlikleri, çocukların problem çözme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Farklı senaryolarda, karşılaştıkları yeni sorunlara yaratıcı çözümler bulmalarını sağlar. Bu sayede sosyal zorluklarla daha kolay baş edebilirler.
    • Yaratıcı düşünmeyi teşvik eder. Çocuklar, farklı senaryoları hayal ederek ve canlandırarak yenilikçi çözümler üretirler. Düşünme becerilerini destekler.
  1. Fiziksel ve Motor Beceriler:
    • Yaratıcı drama, çocukların beden dili ve motor becerilerini kullanmalarını teşvik eder. Çocuklar, vücutlarını farklı karakterlere uygun şekilde hareket ettirerek fiziksel koordinasyonlarını geliştirebilirler.
    • Aktif olarak oturumlara katılım gösteriyor olmak, çocuklara yeni motor deneyimler ile ilgili alan açar.
  2. Kendini İfade Etme:
    • Çocuklar, drama oyunları sayesinde duygularını ve düşüncelerini daha açık bir şekilde ifade etmeyi öğrenirler. Bu, çocukların özgüven kazanmalarına yardımcı olur.
    • Aynı zamanda farklı fikirlere saygı duymaya dair perspektif geliştirirler.
  3. Aile ve Okul İlişkileri:
    • Yaratıcı drama, bazen okulda akranlarla ya da evde aileler ile birlikte yapılır. Bu da ailelerin ve öğretmenlerin çocukların duygusal durumlarını ve gelişimlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. Aradaki bağı besler.

Yaratıcı Drama Hangi Çocuklarla Uygulanır?

Yaratıcı drama, her yaş grubundaki çocuklarla ve yetişkinlerle uygulanabilir. Amaç, deneyimsel olarak yaratıcılık yolu ile bazı becerileri ve bakış açılarını kazanmaktır. Özellikle aşağıdaki durumlarda faydalı olabilir:

  • İletişim güçlükleri yaşayan çocuklar: Çocuklar, yaratıcı drama yoluyla kendilerini ifade etmeyi öğrenirler. Bu sayede iletişimsel güçlüklerini daha kolay aşabilirler.
  • Sosyal beceri eksiklikleri olan çocuklar: Yaratıcı drama, çocukların işbirliği yapmayı, başkalarına empati duymayı, topluluk içinde uygun bir şekilde etkileşimde bulunmayı, yerine ve ortamına uygun davranmayı öğrenmelerini sağlar.
  • Duygusal sorunlar yaşayan çocuklar: Çocuklar, dramada farklı karakterlere bürünerek kendi duygusal dünyalarını keşfederler ve duygusal ifadelerini kontrol etmeyi öğrenirler. Başkalarının bakış açılarının kendilerininkinden farklı olacağına dair esneklik kazanırlar.
  • Çekingen veya özgüven eksikliği olan çocuklar: Drama etkinlikleri, çocukların özgüvenlerini artırmalarına yardımcı olur. Çocuklar kendilerini ifade etme yolları geliştirdikçe, bu gibi sorunlar ortadan kalkacak veya minimuma inecektir.
  • Özel eğitim gereksinimi olan çocuklar: Yaratıcı drama, otizm spektrum bozukluğu (OSB) veya diğer gelişimsel farklılıkları olan çocuklar için özellikle faydalıdır, çünkü bu yöntem, sosyal etkileşimleri ve iletişimi geliştirir.

Yaratıcı drama, çocukların duygusal, sosyal, bilişsel ve fiziksel gelişimlerini desteklemek için etkili bir yöntemdir. Çocuklar, rol yapma, hikaye anlatma ve diğer yaratıcı etkinlikler yoluyla kendilerini ifade eder, duygusal zekalarını geliştirir, empati kurmayı öğrenir ve toplumsal becerilerini güçlendirirler. Yaratıcı drama, sadece duygusal gelişim için değil, aynı zamanda özgüven, iletişim, işbirliği ve yaratıcılık gibi önemli becerileri de kazandırır.

Listen to your favorite music give your mind a free time from stress. (8)
Randevu & İletişim
ya da
Diğer Profesyonel Danışmanlıklarımız
THERAPLAY®

Theraplay®® Temel İlkelerine Dayalı Yaklaşım Theraplay®®; çocukların duygusal bağlarını güçlendirmeyi, ebeveynleriyle güven ve bağlılık oluşturmayı amaçlayan, ilişki odaklı bir yöntemdir. Dr. Phyllis Booth tarafından geliştirilen bu yaklaşım, bağlanma teorisi temel alınarak; çocuk ve birincil bakım veren(ler) arasındaki etkileşimi oyun, göz teması ve birlikte yapılan aktivitelerle zenginleştirir. Güvenli bağlanmayı destekleyerek çocuğun kendini güvende ve değerli hissetmesini […]

Çocuklarda Çeşitli Psikiyatrik Bozukluklar

1. Giriş: Çocuklarda Psikiyatrik Bozuklukların Önemi Çocukluk dönemi, bireyin hayatının temellerinin atıldığı, kişilik özelliklerinin ve sosyal becerilerin şekillendiği kritik bir evredir. Bu süreçte ruh sağlığının korunması, çocuğun hem duygusal hem de bilişsel gelişimi için hayati önem taşır. Çocukluk Döneminde Ruh Sağlığının Önemi: Çocukların duygusal ve sosyal gelişimleri, yaşam boyu sürecek ilişkilerinin ve özgüvenlerinin temelini oluşturur. […]

Uygulamalı Davranış Analizi

Uygulamalı Davranış Analizi  Nedir? Ne İşe Yarar? Uygulamalı Davranış Analizi (UDA), davranış bilimlerinin bir dalıdır. Otistik spektrum bozukluğu olan çocuklar başta olmak üzere, özel gereksinimli bireylerin davranışlarını bilimsel yöntemlerle inceleyen ve değiştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım modelidir. Bu analiz, istendik davranışı pekiştirerek geliştirmeye yönelik olup bireyin hayata daha bağımsız şekilde devam edebilmesini hedefler. Uygulamalı Davranış Analizi […]

ETECOM2 (Etkileşim Temelli Erken Çocuklukta Müdahale Programı)

(Etkileşimli Çocuk Olumlu Davranışlar Modeli 2), çocukların duygusal, davranışsal ve sosyal gelişimlerini desteklemek için kullanılan terapi modelidir. Bu model, yerde oyun ile, çocukların daha sağlıklı ve olumlu davranışlar geliştirmelerine yardımcı olmayı amaçlar. ETECOM2, genellikle çocukların özgüvenlerini artırmak, davranışlarını düzenlemek ve sosyal becerilerini geliştirmek amacıyla uygulanır. Bu modelin temelinde, çocukların çevresindeki yetişkinlerle (özellikle öğretmenler, aileler veya […]

Zihin Kuramı ve Sosyal Beceriler

Zihin Kuramı (Theory of Mind) Nedir? Zihin kuramı, bireylerin kendilerinin ve başkalarının zihinsel durumlarını (inançlar, istekler, niyetler, duygular) anlama ve tahmin edebilme yeteneğidir. Bu beceri, sosyal etkileşimde bulunurken karşımızdakinin davranışlarını yorumlamamızı ve uygun tepkiler vermemizi sağlar. Zihin kuramı, özellikle çocukluk döneminde gelişmeye başlayan ve yaşam boyu desteklenmesi gereken kritik bir sosyal bilişsel beceridir. Gelişim Aşamaları […]

Ebeveyn Bağlanma Bozuklukları

1. Giriş: Ebeveyn-Çocuk Bağlanması Nedir? Ebeveyn-çocuk bağlanması, çocuğun ilk ve en önemli sosyal ilişkisini oluşturur. Bu bağ, çocuğun duygusal, bilişsel ve sosyal gelişiminde kritik bir rol oynar. Bağlanmanın Tanımı ve Rolü: Bağlanma, çocuğun kendini güvende hissetmesi için ebeveyn veya birincil bakım veren ile kurduğu duygusal ilişkidir. Sağlıklı bağlanma, çocuğun özgüven, empati ve sosyal beceriler geliştirmesinde […]

Özgül Öğrenme Güçlüğü Riski Altındaki Çocuklar

Özgül öğrenme güçlükleri, çocuğun akademik başarıya ulaşmasında önemli engeller oluşturabilecek nörogelişimsel farklılıkları ifade eder. Hizmetimiz, bu risk altındaki çocukların bireysel ihtiyaçlarına odaklanarak, erken tanı, eğitimsel destek ve özgüven geliştirme süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Öğrenme Güçlüğü Türleri Öğrenme güçlüğü, farklı alanlarda kendini gösterebilmektedir. Hizmetimiz kapsamında en sık rastlanan iki temel tür aşağıdaki gibidir: Disleksi: […]

SOS Beslenme Terapisi

SOS Beslenme Terapisi Nedir? SOS (Sequential Oral Sensory) Beslenme Terapisi, Dr. Kay Toomey tarafından geliştirilen, çocuklarda beslenme güçlüklerini değerlendiren ve müdahale eden disiplinlerarası bir yaklaşımdır. Beslenme davranışını sadece “yemek yememe” olarak görmez; tıbbi, duygusal, motor, duyusal ve öğrenme etkenlerini bir arada değerlendirir. Çocuk merkezli, etkileşim ve oyun temelli, basamaklı ve planlı bir ilerleme ile çocuğun […]

İletişim Formu

Lütfen formu eksiksiz doldurun.
En kısa süre içerisinde Özel Eğitim Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni, Özel Eğitim Uzman Öğretici, İleri Düzey Floortime Uygulayıcısı Öykü Canbolat sizinle irtibat kuracak.
Önemli bilgilendirmeler

Terapi süreci; uygulanacak modele göre farklılık gösterir; ancak temel prensipte, terapinin gidişatı için en belirleyici faktör, ebeveyn-terapist-çocuk işbirliğidir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını uzmanın değerlendirmesi, aileye uygun bir yönlendirme yaparak destek sağlaması, çocuğun güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini ebeveyne gerçekçi şekilde anlatması ve ebeveyni de sürecin bir parçası olarak dahil etmesi çok önemlidir. 

Süreçte ailelerin işbirliği, katılımı, istikrarı ve önerileri dikkate alarak uygulamaları terapinin verimliliğini direkt olarak etkiler.

Ebeveynin dahil olduğu bir terapi ortamında,uzman tarafından çocuğun gelişimsel kapasitesi gözlemlenir.  Bu gözlem sırasında formal ve informal değerlendirme biçimleri kullanılabilir. Çocuğun takvim yaşı, gelişimsel yaşı, bireysel farklılıkları, güçlü yönleri, ebeveyn-çocuk ilişkisi, ebeveynlerin beklentileri ve çocuğun asıl ihtiyaçlarının neler olduğu detaylıca görüşülür. Ardından aileye çocuğun ihtiyaçlarına yönelik yönlendirme sağlanır.

Çocuğun gelişimsel kapasitesinin en sağlıklı şekilde değerlendirilmesi için; öncelikle muhakkak ebeveynlerin her ikisinin de katılım sağlaması önemlidir. Çocuğun ebeveyn ile ilişkisi, gelişimsel anlamda çocukla ilgili çok önemli bilgiler edinmemize yardımcı olur. Bunun yanı sıra; ebeveynin tutumu, beklentileri ve regülatif becerileri de üzerine çalışılması gereken alanlar olabilir.

Çocuğun değerlendirme seansı öncesi; fiziksel anlamda iyilik halinde olması önemlidir. Hastalık, açlık, uykusuzluk gibi durumlar çocuğun performansını etkileyeceğinden, bunlara dikkat edilmesi önerilir.

Çocuğunuzun zorlandığı alanları gözlemleyip rehberliğe ihtiyaç duyduğunuz durumlarda, belirli bir yaşa gelmesini beklemenize gerek yoktur. Erken müdahale doğumdan itibaren başlar. Yapılan araştırmalar; beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-3 yaş dönemindeki uygulamaların çok daha etkin ve hızlı sonuç verdiğini ortaya koymuştur.

Çocuğun gelişim süreci, ebeveynden ayrı düşünülemez. Bu sebeple; yapılacak terapi içeriği ne olursa olsun, ebeveynin süreçteki katılımı büyük önem arz eder. Bu anlamda; ebeveynin regülasyonu, motivasyonu, beklentileri ve uyumu terapi sürecinin tam merkezinde yer alır. Amaç sadece çocuğun desteklenmesi değil, ebeveynin ve çocuğun bütüncül olarak kapsanmasıdır.