Bakırköy İstanbul’da SOS Beslenme Terapisi

"Bakırköy İstanbul’da SOS Beslenme Terapisi" konusunda profesyonel desteğe mi ihtiyacınız var?

Öykü Canbolat, erken çocukluk gelişimi ve özel eğitim alanlarında 10 yılı aşkın deneyimiyle, çocukların ve ailelerin yaşamına dokunan bir uzmandır.
Listen to your favorite music give your mind a free time from stress. (8)

İçerikler

SOS Beslenme Terapisi Nedir?

SOS (Sequential Oral Sensory) Beslenme Terapisi, Dr. Kay Toomey tarafından geliştirilen, çocuklarda beslenme güçlüklerini değerlendiren ve müdahale eden disiplinlerarası bir yaklaşımdır. Beslenme davranışını sadece “yemek yememe” olarak görmez; tıbbi, duygusal, motor, duyusal ve öğrenme etkenlerini bir arada değerlendirir. Çocuk merkezli, etkileşim ve oyun temelli, basamaklı ve planlı bir ilerleme ile çocuğun beslenme becerilerini genişletmeyi hedefler.

Sadece SOS Beslenme Terapisi Sertifikasyon Programını başarıyla tamamlamış uzmanların uygulama yetkisi vardır.

Hangi çocuklar için uygundur?

SOS Beslenme Terapisi özellikle aşağıdaki durumlarda etkilidir:

  • Seçici yeme (çok sınırlı yiyecek repertuarı) veya yeme reddi.
  • Yeme sırasında gerginlik, kusma ya da çiğneme / yutma güçlüğü bildiren çocuklar.
  • Duyusal işlemleme zorluğu, otizm spektrumu, gelişimsel gecikme gibi durumlarda görülen beslenme problemleri.
  • Büyüme-kilo alma ile ilgili endişeler taşıyan 0–18 yaş arası çocuklar

Terapi sürecimiz — adım adım

  1. İlk başvuru & ön bilgi

Ailenizden beslenme geçmişi, tıbbi öykü, gelişim ve günlük rutin ile ilgili ayrıntılı bilgi alınır. Bu bilgi, müdahale planının temelini oluşturur.

  1. Kapsamlı değerlendirme
  • Oral motor beceriler (çene, dil, çiğneme-yutma)
  • Duyusal hassasiyetler (koku, dokunma, tat, ağız içi duyusu)
  • Davranışsal tepkiler ve öğrenme örüntüleri
  • Beslenme ortamı, pozisyon ve yemek sunumu değerlendirilir.

Değerlendirme bulgularına göre hedefler önceliklendirilir.

  1. Bireysel tedavi planı ve hedef koyma

Hedefler; kısa, orta ve uzun vadeli olacak şekilde aile ile birlikte belirlenir. Örnek hedef: “3 ay içinde 5 yeni sebze türünü oyun yoluyla tanıma ve dokunma toleransını artırma.

  1. Terapi seansları (bireysel / grup)
  • Oyun-temelli aşamalı yaklaşım: yiyeceği görme → dokunma → koklama → ağız çevresine koyma → ısırma → çiğneme → yutma gibi basamaklar izlenir. SOS yaklaşımı çok sayıda küçük adım içerir ve çocuğun hızına göre ilerlenir.
  • Oral-motor ve duyusal çalışmalar: ağız kaslarını güçlendirme, dokunsal tolerans artırma çalışmaları.
  • Davranışsal stratejiler: güçlendirme, rutin oluşturma, kaçınma davranışlarını azaltma yöntemleri.
  1. Ebeveyn / Bakımveren eğitimi

Ailenin terapi sürecine aktif katılımı esastır. Evde hangi oyunların, hangi cümlelerin, hangi rutinlerin uygulanacağı detaylı anlatılır; rutin ve takip planı verilir.

  1. İzleme ve yeniden değerlendirme

Belirli aralıklarla (ör. 4–8 haftada bir) ilerleme değerlendirilir; hedefler gerektiğinde güncellenir. Bazı vakalarda beslenme programı birkaç hafta; daha karmaşık vakalarda aylarca sürebilir. (Süre çocuğun başlangıç düzeyine ve müdahale uyumuna bağlıdır.)

Hangi yöntemleri kullanıyoruz?

  • SOS’un ardışık adımları: gözlem → oyunla tanıştırma → duyusal temas → ağıza getirme → çiğneme/yutma pratiği.
  • Oral-motor egzersizleri ve dil/çene kontrolünü destekleyen aktiviteler.
  • Duyusal modülasyon teknikleri (dokunma, sıcaklık, doku varyasyonları).
  • Aile eğitimi, yemek zamanı düzenleme, pozisyon/oturma düzenlemeleri.

Beklenen sonuçlar

  • Çocuğun yeni yiyeceklere açıklığının artması (dokunma/koklama gibi ön adımlarda rahatlama).
  • Yeme sırasında daha az anksiyete ve daha düzenli yemek rutini.
  • Kısa vadede davranışsal iyileşmeler; orta/uzun vadede daha geniş yiyecek repertuarı ve kilo/gelişim parametrelerinde iyileşme.

Sık Sorulan Sorular

S: SOS Beslenme Terapisi her çocuğa uygulanır mı?

C: SOS, geniş bir yaş ve problem yelpazesine uygundur; ancak tıbbi/otorodik yutma sorunu olan veya belirli tıbbi endikasyonları bulunan çocuklarda multidisipliner (gastroenteroloji, çocuk doktoru beslenme uzmanı) iş birliği gerekir. Gerekli durumlarda ergoterapist, ruh sağlığı uzmanları, diyetisyenler ve hekimlerin sürece dahil olması önerilir.

S: Terapi ne kadar sürer?

C:  Uygulama çocuğun ihtiyaçları ve bireysel farklılıklarına göre değişkenlik gösterir. Düzenli uygulama ve aile katılımı süreyi kısaltır.

S: Evde ne yapmamız gerekiyor?

C: Terapistin önerdiği kısa günlük oyun/çalışma rutinlerini uygulamak, öğün zamanında sabırlı ve tutarlı olmak, zorlamadan küçük adımlarla ilerlemek temel gerekliliktir.

S: Seanslar kaç dakika ve hangi sıklıkta sürer?

C: SOS Beslenme Programından verim alabilmek için, haftada bir seans katılım önerilir. Seans süreleri çocuğun ihtiyacına bağlı olarak 45 dakika veya-90 dakika blok seans şeklinde planlanır. Değerlendirme seansları 60 dakika sürmektedir. Grup terapileri 12 hafta, haftada bir ve 45’er dakika sürmektedir, ihtiyaç dahilinde çocuk yeni bir gruba daha dahil edilir.

Neden bizi tercih etmelisiniz?

  • Disiplinlerarası yaklaşım: gelişim, duyusal, motor ve davranış boyutlarını birlikte ele alıyoruz.
  • Aile odaklı program: sadece klinikte yapılan çalışmalar değil, evde sürdürülebilir stratejiler öğretiyoruz.
  • Amacımız çocuğun; yiyecekleri farklı formlarda, farklı ortamlarda bağımsız yiyebileceği becerileri geliştirmesi için ona uygun rehberliği sağlamaktır.

Randevu ve ön değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz. İlk görüşmede çocuğunuzun beslenme öyküsünü alıp uygun değerlendirme randevusunu planlayacağız.

Listen your favorite music give your mind a free time from stress._result
Randevu & İletişim
ya da
Diğer Profesyonel Danışmanlıklarımız
Erken Müdahale

Erken Müdahale: Çocuk Gelişiminde Kritik Bir Adım 1. Giriş: Erken Müdahale Nedir? Erken müdahale, çocuğun yaşamının ilk yıllarında (0-6 yaş) gelişimsel gecikme, tanı almış durumlar veya çevresel risk faktörleri gibi olası sorunları erkenden tespit edip, uygun destek ve tedavi süreçlerinin başlatılmasını ifade eder. Çocuk Gelişimindeki Kritik Rolü: Erken müdahale, çocuğun sosyal, duygusal ve akademik gelişimi […]

Erken Çocuklukta Gelişim

1. Giriş: Erken Çocukluk Dönemi Neden Önemli? Erken çocukluk, 0-6 yaş arası dönemi kapsayan, bireyin yaşam boyu süren gelişiminde kritik rol oynar. Kritik Önemi ve Yaşam Boyu Etkileri: Bu dönemde edinilen beceri ve deneyimler, çocuğun sosyal, bilişsel, motor ve duygusal gelişimini temellendirir. Beyin Gelişimi ve Nöroplastisite: Erken yaşlarda beynin hızla gelişmesi ve çevresel etkileşimlere adapte […]

Genetik Sendromlar

Gelişimsel risk, çocukların fiziksel, zihinsel, dilsel, motor ve sosyal gelişimlerinde beklenen ilerlemeyi yakalayamama durumunu ifade eder. Bu durum, çocukların yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde eğitim, sosyal ilişkiler ve günlük yaşam becerileri üzerinde etkili olabilir. Erken tanı ve müdahale, bu çocukların potansiyellerini en üst düzeye çıkarabilmeleri için kritik önem taşımaktadır. Gelişimsel Risk Nedir? Gelişimsel risk, çocukların yaşlarına uygun […]

PEP-R (Psiko Eğitimsel Gelişimsel Tarama Testi)

PEP-R Psiko-Eğitimsel Gelişimsel Tarama Testi, çocukların psikolojik, eğitimsel ve gelişimsel alanlardaki becerilerini değerlendirmek için kullanılan kapsamlı bir tarama aracıdır. Bu testin en güçlü yanı, sabit yönergeler olmaması ve çocukların duyusal bireysel farklılıklarını gözsetmesidir. Bu test, çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini izleyerek, erken dönem tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir rol oynar. PEP-R, psikologlar, pedagoglar […]

Floortime Terapi

Floortime Terapi Nedir, Hangi Çocuklar ile Uygulanır?  Floortime, özellikle Otizm Spektrum Bozukluğu veya riski olan veya çeşitli sosyal-gelişimsel zorlukları olan çocuklarla çalışan bir terapötik yaklaşımdır. Bu yaklaşım, çocuğun gelişimini desteklemek için çocuğun liderliğini takip edip onun ilgi alanlarına odaklanarak etkileşimde bulunmayı temel alır. Floortime, Dr. Stanley Greenspan tarafından geliştirilmiştir ve temel amacı, çocuğun duygusal, sosyal […]

Otistik Spektrum Bozukluğu ve Riski Altındaki Çocuklar

Otistik Spektrum Bozukluğu ve Risk Altındaki Çocuklar: Tanılama, Erken Belirtiler, Tarama ve Terapi Seçenekleri Giriş: Otistik Spektrum Bozukluğu (OSB) Nedir? Otistik Spektrum Bozukluğu (OSB), bireyin sosyal etkileşim, iletişim kurma ve davranış biçimlerini etkileyen, doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilen karmaşık bir nörogelişimsel farklılıktır . Bu durum, bireylerin dünyayı algılama ve başkalarıyla ilişki […]

THERAPLAY®

Theraplay®® Temel İlkelerine Dayalı Yaklaşım Theraplay®®; çocukların duygusal bağlarını güçlendirmeyi, ebeveynleriyle güven ve bağlılık oluşturmayı amaçlayan, ilişki odaklı bir yöntemdir. Dr. Phyllis Booth tarafından geliştirilen bu yaklaşım, bağlanma teorisi temel alınarak; çocuk ve birincil bakım veren(ler) arasındaki etkileşimi oyun, göz teması ve birlikte yapılan aktivitelerle zenginleştirir. Güvenli bağlanmayı destekleyerek çocuğun kendini güvende ve değerli hissetmesini […]

Ebeveyn Bağlanma Bozuklukları

1. Giriş: Ebeveyn-Çocuk Bağlanması Nedir? Ebeveyn-çocuk bağlanması, çocuğun ilk ve en önemli sosyal ilişkisini oluşturur. Bu bağ, çocuğun duygusal, bilişsel ve sosyal gelişiminde kritik bir rol oynar. Bağlanmanın Tanımı ve Rolü: Bağlanma, çocuğun kendini güvende hissetmesi için ebeveyn veya birincil bakım veren ile kurduğu duygusal ilişkidir. Sağlıklı bağlanma, çocuğun özgüven, empati ve sosyal beceriler geliştirmesinde […]

İletişim Formu

Lütfen formu eksiksiz doldurun.
En kısa süre içerisinde Özel Eğitim Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni, Özel Eğitim Uzman Öğretici, İleri Düzey Floortime Uygulayıcısı Öykü Canbolat sizinle irtibat kuracak.
Önemli bilgilendirmeler

Terapi süreci; uygulanacak modele göre farklılık gösterir; ancak temel prensipte, terapinin gidişatı için en belirleyici faktör, ebeveyn-terapist-çocuk işbirliğidir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını uzmanın değerlendirmesi, aileye uygun bir yönlendirme yaparak destek sağlaması, çocuğun güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini ebeveyne gerçekçi şekilde anlatması ve ebeveyni de sürecin bir parçası olarak dahil etmesi çok önemlidir. 

Süreçte ailelerin işbirliği, katılımı, istikrarı ve önerileri dikkate alarak uygulamaları terapinin verimliliğini direkt olarak etkiler.

Ebeveynin dahil olduğu bir terapi ortamında,uzman tarafından çocuğun gelişimsel kapasitesi gözlemlenir.  Bu gözlem sırasında formal ve informal değerlendirme biçimleri kullanılabilir. Çocuğun takvim yaşı, gelişimsel yaşı, bireysel farklılıkları, güçlü yönleri, ebeveyn-çocuk ilişkisi, ebeveynlerin beklentileri ve çocuğun asıl ihtiyaçlarının neler olduğu detaylıca görüşülür. Ardından aileye çocuğun ihtiyaçlarına yönelik yönlendirme sağlanır.

Çocuğun gelişimsel kapasitesinin en sağlıklı şekilde değerlendirilmesi için; öncelikle muhakkak ebeveynlerin her ikisinin de katılım sağlaması önemlidir. Çocuğun ebeveyn ile ilişkisi, gelişimsel anlamda çocukla ilgili çok önemli bilgiler edinmemize yardımcı olur. Bunun yanı sıra; ebeveynin tutumu, beklentileri ve regülatif becerileri de üzerine çalışılması gereken alanlar olabilir.

Çocuğun değerlendirme seansı öncesi; fiziksel anlamda iyilik halinde olması önemlidir. Hastalık, açlık, uykusuzluk gibi durumlar çocuğun performansını etkileyeceğinden, bunlara dikkat edilmesi önerilir.

Çocuğunuzun zorlandığı alanları gözlemleyip rehberliğe ihtiyaç duyduğunuz durumlarda, belirli bir yaşa gelmesini beklemenize gerek yoktur. Erken müdahale doğumdan itibaren başlar. Yapılan araştırmalar; beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-3 yaş dönemindeki uygulamaların çok daha etkin ve hızlı sonuç verdiğini ortaya koymuştur.

Çocuğun gelişim süreci, ebeveynden ayrı düşünülemez. Bu sebeple; yapılacak terapi içeriği ne olursa olsun, ebeveynin süreçteki katılımı büyük önem arz eder. Bu anlamda; ebeveynin regülasyonu, motivasyonu, beklentileri ve uyumu terapi sürecinin tam merkezinde yer alır. Amaç sadece çocuğun desteklenmesi değil, ebeveynin ve çocuğun bütüncül olarak kapsanmasıdır.