PEP-R Testi ile Tanılama Değil, Planlama Yapılır: Neden Önemlidir?

İçerikler

Listen your favorite music give your mind a free time from stress._result

Bir çocuğun gelişimsel farklılıkları olduğunda, ilk akla gelen soru genellikle “Tanısı nedir?” olur. Ancak bir tanı, çocuğun neyi yapamadığına dair genel bir etiket sunmaktan öteye gidemez. Asıl önemli olan soru ise “Çocuğuma nasıl yardımcı olabilirim?”dir. İşte bu noktada, PEP-R (Psiko-Eğitsel Profil Gözden Geçirilmiş) testi, sadece bir tanı aracı olmanın çok ötesinde, çocuğun geleceği için somut ve hedefe yönelik bir planlama aracı olarak öne çıkar. Öyküce Terapi olarak, PEP-R testi ile tanı koymaktan ziyade planlama yapmanın neden bu kadar önemli olduğunu bu blog yazımızda açıklıyoruz.

Tanı Koymanın Ötesinde Bir Değerlendirme Aracı

Otizm spektrum bozukluğu (OSB) veya diğer gelişimsel gerilikler için birçok tanı aracı bulunsa da, PEP-R testinin temel amacı bir tanı koymak değildir. PEP-R, bir çocuğun gelişimsel profilini detaylı olarak analiz eder ve aşağıdaki sorulara cevap verir:

  • Çocuğun hangi becerileri var, hangi becerileri kazanmaya yakın?
  • Hangi gelişim alanlarında (dil, motor beceriler, bilişsel performans vb.) güçlü, hangilerinde desteğe ihtiyacı var?
  • Çocuğun öğrenme stili nasıl? En etkili şekilde nasıl öğrenir?

Bu soruların cevapları, genel bir tanıdan çok daha değerlidir. Çünkü bu bilgiler, bir çocuğa özel, bireyselleştirilmiş bir danışmanlık ve terapi planı (BGP) oluşturmak için temel bir yol haritası sunar.

PEP-R ile Planlama Yapmanın 5 Önemli Nedeni

  1. Hedefe Odaklı Müdahale: Bir çocuğa sadece “otizmli” demek, ona nasıl yardımcı olacağımızı söylemez. PEP-R testi, “Otizm spektrumundaki bu çocuğun taklit becerileri gelişim yaşına göre geride” gibi spesifik bilgiler sunar. Bu bilgi, terapi planında ilk olarak taklit becerilerini geliştirmeye yönelik somut hedefler belirlememizi sağlar.
  2. Bireyselleştirme İlkesi: PEP-R, her çocuğun biricik olduğunu kabul eder. Test sonuçları, çocuğun güçlü ve zayıf yönlerini detaylı olarak gösterdiği için, bir BEP sadece çocuğun ihtiyaçlarına göre değil, aynı zamanda güçlü yönlerini kullanarak öğrenmesini sağlayacak şekilde tasarlanır.
  3. Gelişimi Objektif Olarak İzleme: PEP-R, sadece bir kerelik bir değerlendirme aracı değildir. Düzenli aralıklarla (genellikle 6 ay veya 1 yıl sonra) tekrar uygulandığında, çocuğun gelişiminde kaydedilen ilerlemeyi objektif verilerle görmemizi sağlar. Bu, uygulanan planın etkinliğini değerlendirmek ve gerektiğinde yeni hedefler belirlemek için hayati öneme sahiptir.
  4. Ailenin Katılımını Artırma: PEP-R raporu, ebeveynlere çocuklarının gelişim profilini somut ve anlaşılır bir dille sunar. Bu, ailelerin çocuklarının güçlü ve zayıf yönlerini fark etmelerini ve evde hangi aktivitelere odaklanacaklarını bilmelerini sağlar. Bu bilgi, ailelerin terapi sürecine daha etkin bir şekilde katılmalarını sağlar.
  5. Güçlü Yönleri Ortaya Çıkarma: PEP-R, bir çocuğun sadece eksikliklerini değil, aynı zamanda yetkinliklerini de ortaya koyar. Bu güçlü yönler, çocuğun özgüvenini artırmak ve yeni beceriler öğrenirken bir kaldıraç olarak kullanmak için çok değerlidir.

PEP-R’nin Tanıdan Planlamaya Uzanan Yolu

Aşama Geleneksel Yaklaşım PEP-R Yaklaşımı
Değerlendirme Çocuğa genel bir tanı koyar. Çocuğun 7 farklı gelişimsel alanındaki performansını ölçer.
Sonuç “Otizm tanısı konmuştur.” “Takvim yaşı 50 ay olan çocuğun taklit becerileri 38 ay düzeyindedir.”
danışmanlık Planı Genel otizm rehberlik programları. Taklit becerilerini geliştirmeye yönelik özel, somut hedefler içeren BEP.
Müdahale Genel terapi teknikleri. Taklit becerilerini destekleyici oyunlar ve aktiviteler.
İzleme Gelişimin genel olarak değerlendirilmesi. Belli bir süre sonra tekrar PEP-R uygulanarak gelişimdeki ilerlemenin sayısal olarak görülmesi.

Unutmayın, bir çocuğun gelişimsel yolculuğunda asıl önemli olan, ona doğru yolu gösterecek bir plana sahip olmaktır. PEP-R testi, bu planı oluşturmak için en doğru ve bilimsel bilgileri sunan güçlü bir araçtır. Öyküce Terapi olarak, bizler bir tanının ötesine geçerek, her çocuğun potansiyelini en üst düzeye çıkaracak, hedefe yönelik ve kişiselleştirilmiş programlar tasarlıyoruz. Çocuğunuzun gelişim yolculuğunda en doğru adımları atmak ve potansiyelini keşfetmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

İletişim Formu

Lütfen formu eksiksiz doldurun.
En kısa süre içerisinde Özel Gereksinim Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni, Özel Gereksinim Uzman Öğreticisi, İleri Düzey Floortime Uygulayıcısı Öykü Canbolat sizinle irtibat kuracak.
Önemli bilgilendirmeler

Terapi süreci; uygulanacak modele göre farklılık gösterir; ancak temel prensipte, terapinin gidişatı için en belirleyici faktör, ebeveyn-terapist-çocuk işbirliğidir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını uzmanın değerlendirmesi, aileye uygun bir yönlendirme yaparak destek sağlaması, çocuğun güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini ebeveyne gerçekçi şekilde anlatması ve ebeveyni de sürecin bir parçası olarak dahil etmesi çok önemlidir. 

Süreçte ailelerin işbirliği, katılımı, istikrarı ve önerileri dikkate alarak uygulamaları terapinin verimliliğini direkt olarak etkiler.

Ebeveynin dahil olduğu bir terapi ortamında,uzman tarafından çocuğun gelişimsel kapasitesi gözlemlenir.  Bu gözlem sırasında formal ve informal değerlendirme biçimleri kullanılabilir. Çocuğun takvim yaşı, gelişimsel yaşı, bireysel farklılıkları, güçlü yönleri, ebeveyn-çocuk ilişkisi, ebeveynlerin beklentileri ve çocuğun asıl ihtiyaçlarının neler olduğu detaylıca görüşülür. Ardından aileye çocuğun ihtiyaçlarına yönelik yönlendirme sağlanır.

Çocuğun gelişimsel kapasitesinin en sağlıklı şekilde değerlendirilmesi için; öncelikle muhakkak ebeveynlerin her ikisinin de katılım sağlaması önemlidir. Çocuğun ebeveyn ile ilişkisi, gelişimsel anlamda çocukla ilgili çok önemli bilgiler edinmemize yardımcı olur. Bunun yanı sıra; ebeveynin tutumu, beklentileri ve regülatif becerileri de üzerine çalışılması gereken alanlar olabilir.

Çocuğun değerlendirme seansı öncesi; fiziksel anlamda iyilik halinde olması önemlidir. Hastalık, açlık, uykusuzluk gibi durumlar çocuğun performansını etkileyeceğinden, bunlara dikkat edilmesi önerilir.

Çocuğunuzun zorlandığı alanları gözlemleyip rehberliğe ihtiyaç duyduğunuz durumlarda, belirli bir yaşa gelmesini beklemenize gerek yoktur. Erken müdahale doğumdan itibaren başlar. Yapılan araştırmalar; beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-3 yaş dönemindeki uygulamaların çok daha etkin ve hızlı sonuç verdiğini ortaya koymuştur.

Çocuğun gelişim süreci, ebeveynden ayrı düşünülemez. Bu sebeple; yapılacak terapi içeriği ne olursa olsun, ebeveynin süreçteki katılımı büyük önem arz eder. Bu anlamda; ebeveynin regülasyonu, motivasyonu, beklentileri ve uyumu terapi sürecinin tam merkezinde yer alır. Amaç sadece çocuğun desteklenmesi değil, ebeveynin ve çocuğun bütüncül olarak kapsanmasıdır.