Bakırköy İstanbul’da Özgül Öğrenme Güçlüğü Riski Altındaki Çocuklar

"Bakırköy İstanbul’da Özgül Öğrenme Güçlüğü Riski Altındaki Çocuklar" konusunda profesyonel desteğe mi ihtiyacınız var?

Öykü Canbolat, erken çocukluk gelişimi ve özel eğitim alanlarında 10 yılı aşkın deneyimiyle, çocukların ve ailelerin yaşamına dokunan bir uzmandır.
Listen to your favorite music give your mind a free time from stress. (8)

İçerikler

Özgül öğrenme güçlükleri, çocuğun akademik başarıya ulaşmasında önemli engeller oluşturabilecek nörogelişimsel farklılıkları ifade eder. Hizmetimiz, bu risk altındaki çocukların bireysel ihtiyaçlarına odaklanarak, erken tanı, eğitimsel destek ve özgüven geliştirme süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır.

Öğrenme Güçlüğü Türleri

Öğrenme güçlüğü, farklı alanlarda kendini gösterebilmektedir. Hizmetimiz kapsamında en sık rastlanan iki temel tür aşağıdaki gibidir:

  • Disleksi: Okuma, yazma ve dil becerilerinde zorluklar yaşanması durumudur. Çocuklar, harflerin, kelimelerin ve cümlelerin anlamlandırılmasında güçlük çekebilir.
  • Diskalkuli: Matematiksel işlemleri ve kavramları anlamada zorluk yaşanması durumudur. Sayılarla ilgili temel işlemler, sıralamalar ve kavramsal anlayışta eksiklikler gözlemlenebilir.

Bu farklılıkların erken yaşta belirlenmesi, müdahale sürecinde bireysel öğrenme stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Okul Öncesi ve Okul Dönemi İpuçları

Erken çocukluk döneminde gelişim, yaşam boyu sürecek akademik ve sosyal başarı için temel oluşturur. Hizmetimiz, şu noktalara odaklanır:

  • Okul Öncesi Dönem: Oyun temelli öğrenme, dil gelişimini destekleyici etkinlikler ve motor becerilerin güçlendirilmesi gibi uygulamalarla çocuğun erken dönemde bilişsel altyapısının güçlendirilmesi sağlanır.
  • Okul Dönemi: Düzenli ve bireyselleştirilmiş eğitim planları, sınıf içi ve dışı etkinliklerle desteklenen öğrenme stratejileri, çocuğun akademik süreçlerine uyum sağlamasına yardımcı olur. Öğretmen ve veli iş birliği ile çocuğun öğrenme süreci sürekli gözlemlenerek, gerektiğinde müdahale planları oluşturulur.

Tanı Süreci (Psiko-Eğitsel Değerlendirme)

Özgül öğrenme güçlüğünün doğru tanısı, çocuğun gelişimindeki potansiyelin ortaya çıkarılması açısından kritik bir adımdır. Tanı sürecimiz şu aşamalardan oluşur:

  • Başlangıç Görüşmesi: Aile, öğretmen ve uzman arasında gerçekleştirilen görüşmelerle çocuğun mevcut durumunun ve gözlemlenen belirtilerin değerlendirilmesi.
  • Psiko-Eğitsel Değerlendirme: Testler, gözlem ve mülakatlar yoluyla çocuğun bilişsel, dilsel ve akademik becerilerinin kapsamlı bir şekilde incelenmesi. Bu değerlendirme, öğrenme güçlüğünün türünü ve derecesini netleştirmeye yardımcı olur.
  • Geri Bildirim ve Planlama: Elde edilen bulgular doğrultusunda aile ve eğitimcilerle iş birliği içinde bireyselleştirilmiş müdahale ve eğitim planı oluşturulur.

Eğitimsel Destek (BEP Planları, Teknoloji Kullanımı)

Özgül öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar için eğitim sürecinin desteklenmesi, onların akademik başarılarını artırmak ve motivasyonlarını yükseltmek için hayati öneme sahiptir.

  • BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı) Planları: Her çocuğun öğrenme güçlüğü göz önüne alınarak hazırlanmış, hedef odaklı planlar ile özel eğitim desteği sağlanır. BEP planları, çocuğun güçlü yönlerini ve ihtiyaç duyduğu alanları belirleyerek, günlük eğitim sürecine entegre edilir.
  • Teknoloji Kullanımı: Eğitimde teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanılarak, dijital araçlar, öğrenme yazılımları ve interaktif materyallerle desteklenen uygulamalar geliştirilir. Bu yöntem, özellikle disleksi ve diskalkuli gibi alanlarda farklı öğrenme stillerine uygun alternatif yaklaşımlar sunar.

Çocuğun Özgüvenini Destekleme

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların duygusal gelişimleri de eğitim sürecinin önemli bir parçasıdır. Hizmetimiz, çocuğun özgüvenini desteklemek için şu stratejileri benimser:

  • Pozitif Geribildirim: Her başarı, küçük ya da büyük fark etmeksizin takdir edilerek, çocuğun kendine olan güveni pekiştirilir.
  • Sosyal Becerilerin Geliştirilmesi: Grup çalışmalarında ve bireysel etkinliklerde sosyal iletişim becerileri desteklenir. Bu sayede çocuk, kendini ifade etme ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurma konusunda güçlenir.
  • Aile ve Okul İş Birliği: Çocuğun yaşamının tüm alanında (ev, okul, sosyal çevre) destekleyici ve anlayışlı bir ortam yaratılarak, öğrenme sürecinde karşılaştığı zorlukların duygusal etkileri minimize edilir.

Sonuç

Özgül öğrenme güçlüğü riski altında olan çocuklar, doğru tanı, bireyselleştirilmiş eğitim planları ve duygusal destek ile eğitim hayatında başarılı olma potansiyellerini ortaya koyabilirler. Hizmetimiz, psiko-eğitsel değerlendirmeden BEP planlarının hazırlanmasına, teknoloji destekli öğrenme uygulamalarından özgüven artırıcı stratejilere kadar geniş bir yelpazede çözümler sunarak, çocuğun akademik ve kişisel gelişimini desteklemeyi amaçlamaktadır. Aileler, eğitimciler ve uzmanlarımızın iş birliğiyle, her çocuğun kendi potansiyelini en üst düzeye çıkaracak ortamlar oluşturulmaktadır.

Listen to your favorite music give your mind a free time from stress. (8)
Randevu & İletişim
ya da
Diğer Profesyonel Danışmanlıklarımız
Erken Çocuklukta Gelişim

1. Giriş: Erken Çocukluk Dönemi Neden Önemli? Erken çocukluk, 0-6 yaş arası dönemi kapsayan, bireyin yaşam boyu süren gelişiminde kritik rol oynar. Kritik Önemi ve Yaşam Boyu Etkileri: Bu dönemde edinilen beceri ve deneyimler, çocuğun sosyal, bilişsel, motor ve duygusal gelişimini temellendirir. Beyin Gelişimi ve Nöroplastisite: Erken yaşlarda beynin hızla gelişmesi ve çevresel etkileşimlere adapte […]

Gelişimsel Risk Altında Çocuklar

Gelişimsel risk, çocukların fiziksel, zihinsel, dilsel, motor ve sosyal gelişimlerinde beklenen ilerlemeyi yakalayamama durumunu ifade eder. Bu durum, çocukların yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde eğitim, sosyal ilişkiler ve günlük yaşam becerileri üzerinde etkili olabilir. Erken tanı ve müdahale, bu çocukların potansiyellerini en üst düzeye çıkarabilmeleri için kritik önem taşımaktadır. Gelişimsel Risk Nedir? Gelişimsel risk, çocukların yaşlarına uygun […]

THERAPLAY®

Theraplay®® Temel İlkelerine Dayalı Yaklaşım Theraplay®®; çocukların duygusal bağlarını güçlendirmeyi, ebeveynleriyle güven ve bağlılık oluşturmayı amaçlayan, ilişki odaklı bir yöntemdir. Dr. Phyllis Booth tarafından geliştirilen bu yaklaşım, bağlanma teorisi temel alınarak; çocuk ve birincil bakım veren(ler) arasındaki etkileşimi oyun, göz teması ve birlikte yapılan aktivitelerle zenginleştirir. Güvenli bağlanmayı destekleyerek çocuğun kendini güvende ve değerli hissetmesini […]

Zihin Kuramı ve Sosyal Beceriler

Zihin Kuramı (Theory of Mind) Nedir? Zihin kuramı, bireylerin kendilerinin ve başkalarının zihinsel durumlarını (inançlar, istekler, niyetler, duygular) anlama ve tahmin edebilme yeteneğidir. Bu beceri, sosyal etkileşimde bulunurken karşımızdakinin davranışlarını yorumlamamızı ve uygun tepkiler vermemizi sağlar. Zihin kuramı, özellikle çocukluk döneminde gelişmeye başlayan ve yaşam boyu desteklenmesi gereken kritik bir sosyal bilişsel beceridir. Gelişim Aşamaları […]

SOS Beslenme Terapisi

SOS Beslenme Terapisi Nedir? SOS (Sequential Oral Sensory) Beslenme Terapisi, Dr. Kay Toomey tarafından geliştirilen, çocuklarda beslenme güçlüklerini değerlendiren ve müdahale eden disiplinlerarası bir yaklaşımdır. Beslenme davranışını sadece “yemek yememe” olarak görmez; tıbbi, duygusal, motor, duyusal ve öğrenme etkenlerini bir arada değerlendirir. Çocuk merkezli, etkileşim ve oyun temelli, basamaklı ve planlı bir ilerleme ile çocuğun […]

PEP-R (Psiko Eğitimsel Gelişimsel Tarama Testi)

PEP-R Psiko-Eğitimsel Gelişimsel Tarama Testi, çocukların psikolojik, eğitimsel ve gelişimsel alanlardaki becerilerini değerlendirmek için kullanılan kapsamlı bir tarama aracıdır. Bu testin en güçlü yanı, sabit yönergeler olmaması ve çocukların duyusal bireysel farklılıklarını gözsetmesidir. Bu test, çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini izleyerek, erken dönem tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir rol oynar. PEP-R, psikologlar, pedagoglar […]

Sosyal-İletişimsel Problemler

Sosyal-iletişimsel problemler, bireyin sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde yaşadığı zorlukları ifade eder. Bu durum, günlük yaşamda sosyal ilişkileri ve eğitim ortamlarında uyum sağlamayı güçleştirebilir. Hizmetimiz, sosyal beceri eksiklikleri ve iletişim sorunlarına yönelik bireyselleştirilmiş müdahale ve destek stratejileri ile yaşam kalitesini artırmayı hedeflemektedir. Sosyal Beceri Eksiklikleri Bireylerin sosyal ortamlarda yeterince etkili iletişim kurabilmeleri için çeşitli sosyal […]

Uygulamalı Davranış Analizi

Uygulamalı Davranış Analizi  Nedir? Ne İşe Yarar? Uygulamalı Davranış Analizi (UDA), davranış bilimlerinin bir dalıdır. Otistik spektrum bozukluğu olan çocuklar başta olmak üzere, özel gereksinimli bireylerin davranışlarını bilimsel yöntemlerle inceleyen ve değiştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım modelidir. Bu analiz, istendik davranışı pekiştirerek geliştirmeye yönelik olup bireyin hayata daha bağımsız şekilde devam edebilmesini hedefler. Uygulamalı Davranış Analizi […]

İletişim Formu

Lütfen formu eksiksiz doldurun.
En kısa süre içerisinde Özel Eğitim Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni, Özel Eğitim Uzman Öğretici, İleri Düzey Floortime Uygulayıcısı Öykü Canbolat sizinle irtibat kuracak.
Önemli bilgilendirmeler

Terapi süreci; uygulanacak modele göre farklılık gösterir; ancak temel prensipte, terapinin gidişatı için en belirleyici faktör, ebeveyn-terapist-çocuk işbirliğidir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını uzmanın değerlendirmesi, aileye uygun bir yönlendirme yaparak destek sağlaması, çocuğun güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini ebeveyne gerçekçi şekilde anlatması ve ebeveyni de sürecin bir parçası olarak dahil etmesi çok önemlidir. 

Süreçte ailelerin işbirliği, katılımı, istikrarı ve önerileri dikkate alarak uygulamaları terapinin verimliliğini direkt olarak etkiler.

Ebeveynin dahil olduğu bir terapi ortamında,uzman tarafından çocuğun gelişimsel kapasitesi gözlemlenir.  Bu gözlem sırasında formal ve informal değerlendirme biçimleri kullanılabilir. Çocuğun takvim yaşı, gelişimsel yaşı, bireysel farklılıkları, güçlü yönleri, ebeveyn-çocuk ilişkisi, ebeveynlerin beklentileri ve çocuğun asıl ihtiyaçlarının neler olduğu detaylıca görüşülür. Ardından aileye çocuğun ihtiyaçlarına yönelik yönlendirme sağlanır.

Çocuğun gelişimsel kapasitesinin en sağlıklı şekilde değerlendirilmesi için; öncelikle muhakkak ebeveynlerin her ikisinin de katılım sağlaması önemlidir. Çocuğun ebeveyn ile ilişkisi, gelişimsel anlamda çocukla ilgili çok önemli bilgiler edinmemize yardımcı olur. Bunun yanı sıra; ebeveynin tutumu, beklentileri ve regülatif becerileri de üzerine çalışılması gereken alanlar olabilir.

Çocuğun değerlendirme seansı öncesi; fiziksel anlamda iyilik halinde olması önemlidir. Hastalık, açlık, uykusuzluk gibi durumlar çocuğun performansını etkileyeceğinden, bunlara dikkat edilmesi önerilir.

Çocuğunuzun zorlandığı alanları gözlemleyip rehberliğe ihtiyaç duyduğunuz durumlarda, belirli bir yaşa gelmesini beklemenize gerek yoktur. Erken müdahale doğumdan itibaren başlar. Yapılan araştırmalar; beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-3 yaş dönemindeki uygulamaların çok daha etkin ve hızlı sonuç verdiğini ortaya koymuştur.

Çocuğun gelişim süreci, ebeveynden ayrı düşünülemez. Bu sebeple; yapılacak terapi içeriği ne olursa olsun, ebeveynin süreçteki katılımı büyük önem arz eder. Bu anlamda; ebeveynin regülasyonu, motivasyonu, beklentileri ve uyumu terapi sürecinin tam merkezinde yer alır. Amaç sadece çocuğun desteklenmesi değil, ebeveynin ve çocuğun bütüncül olarak kapsanmasıdır.