“Yerde Başlayan Mucizeler”: Floortime Terapi ile Çocukların Dünyasına Girmenin Bilimsel Yolu

İçerikler

Listen to your favorite music give your mind a free time from str_result

Bir çocuk yere oturmuş, arabasını sürüyor. Oyuncak ayısı yanına uzanmış, gözleri annenin gözlerinde… Belki dışarıdan sıradan bir oyun gibi görünüyor ama bu sahne, aslında bir terapötik devinimin tam kalbi olabilir. Özellikle otizm spektrum bozukluğu veya sosyal-duygusal gelişim gecikmesi yaşayan çocuklar için oyun, sadece eğlenceli bir zaman değil; iletişim kurmanın, bağlanmanın ve gelişmenin temel aracıdır. Ve tam da bu noktada, Floortime Terapi devreye girer. Çocukları anlamak, onlarla ortak bir dilde buluşmak ve gelişimlerini desteklemek için geliştirilen bu terapi yaklaşımı, adeta çocuğun iç dünyasına açılan bir kapı gibidir.

Floortime Terapi Nedir?

Floortime, 1990’larda çocuk psikiyatristi Dr. Stanley Greenspan tarafından geliştirilmiş, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimini oyunla desteklemeyi hedefleyen bir terapi yaklaşımıdır. Temel felsefesi, çocuğun kendi ilgi alanlarının takip edilmesi ve bu ilgi doğrultusunda onunla bağlantı kurulmasıdır. Terapi boyunca çocuğun gelişimsel seviyesine uygun şekilde oyun oynanır, ancak bu oyun sıradan bir eğlenceden ibaret değildir: Stratejik, yapılandırılmış ve tamamen etkileşim odaklıdır.

Floortime Nasıl Uygulanır?

Bu terapide çocuk “lider” konumundadır; terapist ya da ebeveyn, çocuğun başlattığı oyuna katılır, onu taklit eder, yavaş yavaş sosyal etkileşimi artırır. Örneğin çocuk sadece bir trenle oynarken, terapist o trenin yolcusunu canlandırır, sonra trene binen oyuncakları ekler ve sosyal hikâyeye katkı sağlar. Bu şekilde etkileşim katman katman genişler.

Bu süreçte amaç:

  • Ortak dikkat kurmak

  • Sıra alma becerisi geliştirmek

  • Göz teması artırmak

  • Duygusal tepkileri düzenlemek

  • Sembolik oyun becerilerini desteklemektir

Hangi Çocuklar İçin Uygundur?

Floortime özellikle şu çocuklar için etkilidir:

  • Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı almış çocuklar

  • Sosyal-duygusal gelişim geriliği gösteren çocuklar

  • Duyusal entegrasyon zorlukları yaşayan bireyler

  • Dil ve iletişim becerilerinde gerilik yaşayan çocuklar

  • Bağlanma sorunları olan, travma geçmişi olan çocuklar

Ancak sadece teşhis almış çocuklar için değil, sosyal becerilerini geliştirmekte zorlanan, empati ve sıra alma becerileri gelişmemiş tüm çocuklar için Floortime etkili bir yöntemdir.

Floortime’ın Etkileri Bilimsel Olarak Kanıtlandı mı?

Evet. Son yıllarda yapılan birçok çalışma, Floortime uygulamasının çocukların sosyal iletişim becerilerini, dikkat sürelerini ve problem çözme kapasitelerini artırdığını ortaya koymuştur. Ayrıca çocuğun ebeveynle olan bağını da güçlendirdiği gözlemlenmiştir.

Aşağıdaki tablo, Floortime terapisinin odaklandığı gelişim alanlarını ve bu alanlardaki olumlu etkilerini özetlemektedir:

Gelişim Alanı Floortime’ın Etkisi
Sosyal Etkileşim Ortak dikkat, sıra alma, göz teması gelişir
Duygusal İfade Çocuk duygularını daha rahat tanır ve ifade eder
Dil ve İletişim Spontane dil kullanımı artar, etkileşimli konuşmalar gelişir
Davranışsal Düzenleme Kriz anlarında kendini yatıştırma becerisi gelişir
Bağ Kurma (Ebeveyn-Çocuk) Güvenli bağlanma desteklenir, ebeveynle yakınlık artar

Ebeveynin Rolü: Terapist Değil, Oyun Ortağı

Floortime’ın en değerli yönlerinden biri, yalnızca klinik ortamlarda değil evde de sürdürülebilir olmasıdır. Ebeveynler, terapist eşliğinde eğitildikten sonra çocuklarıyla her gün kısa sürelerle Floortime oturumları yapabilir. Bu, sadece gelişimi desteklemekle kalmaz; aynı zamanda çocuğun kendini “anlaşılmış” ve “değerli” hissetmesini sağlar.

Oyun Bazen En Doğru Tedavidir

Floortime, çocuğu olduğu gibi kabul eden ve onunla güvenli bir iletişim kurmayı hedefleyen nadir yaklaşımlardan biridir. Ne çocuğu düzeltmeye çalışır ne de zorla bir davranış değişikliği hedefler. Onun iç dünyasına, ritmine, duygularına saygı duyar. Çünkü bazı çocuklar, dünyayı anlamak için önce kendilerini anlatabilmek ister. Floortime da bu anlatma yolculuğunda çocuklara en doğal dili sunar: oyunu.

Sonuç olarak:
Zemin artık sadece bir oyun alanı değil, gelişimin başladığı yer. Eğer çocuğunuz sosyal ilişkilerde zorlanıyor, iletişim kurmakta gecikiyorsa ya da anlam veremediğiniz davranış kalıpları sergiliyorsa, belki de onunla yere oturmanız gerekiyordur. Birlikte oynayın, birlikte büyüyün.

Blog yazımızı ziyaret edin : “Bir Bakışla Değişen Dünya”: Theraplay ile Güvenli Bağlanma ve Duygusal Gelişim Nasıl Desteklenir?

Bunlar da ilginizi çekebilir

İletişim Formu

Lütfen formu eksiksiz doldurun.
En kısa süre içerisinde Özel Eğitim Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni, Özel Eğitim Uzman Öğretici, İleri Düzey Floortime Uygulayıcısı Öykü Canbolat sizinle irtibat kuracak.
Önemli bilgilendirmeler

Terapi süreci; uygulanacak modele göre farklılık gösterir; ancak temel prensipte, terapinin gidişatı için en belirleyici faktör, ebeveyn-terapist-çocuk işbirliğidir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını uzmanın değerlendirmesi, aileye uygun bir yönlendirme yaparak destek sağlaması, çocuğun güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini ebeveyne gerçekçi şekilde anlatması ve ebeveyni de sürecin bir parçası olarak dahil etmesi çok önemlidir. 

Süreçte ailelerin işbirliği, katılımı, istikrarı ve önerileri dikkate alarak uygulamaları terapinin verimliliğini direkt olarak etkiler.

Ebeveynin dahil olduğu bir terapi ortamında,uzman tarafından çocuğun gelişimsel kapasitesi gözlemlenir.  Bu gözlem sırasında formal ve informal değerlendirme biçimleri kullanılabilir. Çocuğun takvim yaşı, gelişimsel yaşı, bireysel farklılıkları, güçlü yönleri, ebeveyn-çocuk ilişkisi, ebeveynlerin beklentileri ve çocuğun asıl ihtiyaçlarının neler olduğu detaylıca görüşülür. Ardından aileye çocuğun ihtiyaçlarına yönelik yönlendirme sağlanır.

Çocuğun gelişimsel kapasitesinin en sağlıklı şekilde değerlendirilmesi için; öncelikle muhakkak ebeveynlerin her ikisinin de katılım sağlaması önemlidir. Çocuğun ebeveyn ile ilişkisi, gelişimsel anlamda çocukla ilgili çok önemli bilgiler edinmemize yardımcı olur. Bunun yanı sıra; ebeveynin tutumu, beklentileri ve regülatif becerileri de üzerine çalışılması gereken alanlar olabilir.

Çocuğun değerlendirme seansı öncesi; fiziksel anlamda iyilik halinde olması önemlidir. Hastalık, açlık, uykusuzluk gibi durumlar çocuğun performansını etkileyeceğinden, bunlara dikkat edilmesi önerilir.

Çocuğunuzun zorlandığı alanları gözlemleyip rehberliğe ihtiyaç duyduğunuz durumlarda, belirli bir yaşa gelmesini beklemenize gerek yoktur. Erken müdahale doğumdan itibaren başlar. Yapılan araştırmalar; beyin gelişiminin en hızlı olduğu 0-3 yaş dönemindeki uygulamaların çok daha etkin ve hızlı sonuç verdiğini ortaya koymuştur.

Çocuğun gelişim süreci, ebeveynden ayrı düşünülemez. Bu sebeple; yapılacak terapi içeriği ne olursa olsun, ebeveynin süreçteki katılımı büyük önem arz eder. Bu anlamda; ebeveynin regülasyonu, motivasyonu, beklentileri ve uyumu terapi sürecinin tam merkezinde yer alır. Amaç sadece çocuğun desteklenmesi değil, ebeveynin ve çocuğun bütüncül olarak kapsanmasıdır.